Özel: Demokratikleşme paketine varız, kim geliyorsa hodri meydan

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Meclis Grup toplantısında konuştu.
Özel, konuşmasına geçmeden önce İYİ Parti’den istifa eden Adnan Beker’e rozet taktı.
CHP’li belediyelere yönelik hukuk baskısına değinen Özel, Esenyurt ve Beşiktaş belediye başkanlarının ardından Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in de “yargı sopasıyla karşı karşıya bırakıldığını” söyledi.
Köseler’in, altında imzasının olmadığı işlerden dolayı sabah 4’te evi basılarak gözaltına alındığını belirten Özel, “Gece aramalarını kaldırdık diye övünenler, şimdi kanunu çiğneyerek operasyon yapıyor. İktidarda kalmak için bunu yapıyorsanız, avcunuzu yalarsınız” dedi.
PKK lideri Abdullah Öcalan’ın PKK'nin feshedilmesi ve silah bırakma çağrısına da değinen Özel, Meclis’i işaret etti: “Biz bu sorunun demokratikleşme adımları atılarak, kanunlar yapılarak bu Meclis çatısı altında çözülmesi gerektiğini söylüyoruz."
Özel'in konuşması özetle şöyle:
"Kim ki bu iktidarı rahatsız ediyor, karşısına yargı sopasıyla dikiliyorlar. Bugünden itibaren İstanbul'un seçilmiş üç belediye başkanı Esenyurt Belediye Başkanımız Ahmet Özer, Beşiktaş Belediye Başkanımız Rıza Akpolat'ın yanına maalesef Beykoz Belediye Başkanımız Alaattin Köseler'i de cezaevine yolladılar.
Alaattin Başkan'ın suçu Beykoz gibi bir ilçeyi, daha önce de belediye başkanlığı yaptığı bir ilçeyi bu kez AK Parti'nin elinden alıp CHP'li bir belediye yapmak. 65 yaşındaki Alaattin başkanı kendisinin sorumlu olmadığı, imzasının, talimatının olmadığı işlerden ve yüzde 99'unda da normal işleyiş dışında bir şey olmadığı meselelerden hapse attılar. Algı yaratmaya niyetli olan o kötü niyet süreç yürüttüler. Sabahın 4'ünde gittiler. Evini bastılar, evinde arama yaptılar ve oradan güya delil topladılar. Ne kadar hukuksuz olduklarını biliyoruz.
"Erdoğan, Kürt sonunu inkar etmiş bir siyasetçidir"
Tayyip Erdoğan bu sorunu (Kürt sorunu) inkar etmiş bir siyasetçidir. Sayın Bahçeli'nin DEM grubunun elini sıkmasıyla başlayan süreci dikkatle, itinayla ve sorumluluğumuzu taşıyarak takip ediyoruz. CHP DEM Parti ile görüştüğünde terörist ilan ediliyorken, kayyım atamaya itiraz ettiğinde eleştirilmişse, CHP'nin bir belediye başkanı taziye için telefon açtığı için terör örgütü mensubu kabul edilip içeri atılırken heyet görevlendirmesinin önü açılıyorken CHP'ye bir özür bile dilemiyorlar.
"Bu sorun Meclis çatısı altında çözülecek"
Bu sorunun Meclis çatısı altında çözülmesini savunuyoruz. Demokratikleşme adımları atılarak, kanunlar yapılarak çözülmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Tam bir samimiyet, şeffaflık ve toplumsal mütabakatla sürdürülmesi gerektiğinin altını çiziyoruz. 2015'te olduğu gibi Erdoğan tarafından nasıl felakete sürüklendiğini biliyoruz. Bugün de aynı yanlış bakış açısı olduğunu ifade ediyoruz.
Dolmabahçe'de masa kurulup canlı yayın hazırlıkları yapılırken Erdoğan tarafından inkar edildiğini hatırlatıyoruz. Bu süreci 'Erdoğan doğru yönetiyor' diyenlere hatırlatıyorum; Erdoğan'ın Dolmabahçe masasındaki tüm aktörlerle yine aynı masada olduğunu hatırlatırım.
Müzakerelerin devlet tarafından yürütüldüğünü söylediğimizde DMM (Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi)'den yalanlama yaptılar. Açık çağrı yapıyorum; Öcalan'a bir sihirli değnek değmesi ile, her şey yoluna girecek denmesiyle çözülmez, bunun gerçekliği yok. Böyle bir sorun çözülecekse demokratikleşme ile Meclis çatısı altında çözülecek.
"Kayyım devam ederken çözüm olmaz"
Gazeteciler, Gezi tutukluları, Kürt'ü Türk'ü yerel yönetimciler içerideyken, kayyım uygulamaları devam ediyorken bu ülkede bir çözüm mümkün olmaz. Çıkar ilişkilerine dayalı bir ilişki olursa bu işin sonunda Kürtler de Türkler de kaybeder. 2015'te doğru bir süreç yönetilmeseydi, o günden bu güne akan kan, gözyaşı olmazdı.
Despotik bir iktidar herkesi pataklayıp hapse tıkacak, sonra da demokratikleşme konuşulacak. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, sorumluluk almalıdır. Al ver pazarlığının içinde olmadık, sonunda da olmayız. Bu yol ancak tam demokrasi ile olur. Kim Kürt sorunu çözülsün istiyorsa, bilhassa DEM Parti, demokratikleşme paketinde yer almalıdır. Demokratikleşme paketine varız, kim geliyorsa hodri meydan."
(RT)