Küfür etmeden de öfkeyi dile getirmek mümkün

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun hukuksuzca diplomasının iptal edilmesi ve ardından tutuklanması, CHP’nin çağrısı ile İBB’nin bulunduğu Saraçhane’de bir hafta boyunca düzenlenen halk buluşmasında protesto edildi.
Protestolar sırasında, cinsiyetçi küfürler yeniden gündeme geldi. Aslında, bu küfürlü eylem dili yeni ortaya çıkmadı hep vardı. Sadece eylemlerde değil üstelik. Sokakta, evde, okulda, toplu taşımada, protesto alanlarında her an karşımıza çıkıyor bu üç harfli kelime.
Diyelim bir otobüs yolculuğunda, yanınızdaki gençlerden biri konuşuyor. Ne söylediği bazen önemli olmuyor çünkü cümlesinin sonunda mutlaka o malum kelime var: Üç harfli o kelime. Dert anlatsa da, şaka yapsa da, sevincini paylaşsa da, öfkelense de diline pelesenk olmuş bir ifadeyi kullanıyor. Ve bunu yapan sadece belli bir kesim değil. Apolitik olan da, en politik olan da aynı dili kullanıyor. Kadın cinayetlerine karşı yapılan bir protesto sırasında bile, bazen cinsiyetçi küfürler duyabiliyoruz.
Feministler, Gezi Direnişi’nden bu yana bu dili dönüştürmek için büyük çaba harcıyor. Cinsiyetçi ifadeler yerine, şiddeti meşrulaştırmayan ve daha kapsayıcı küfürler üretmeye çalışıyorlar. Açıkçası biliyoruz ki küfür sadece bir anlık öfkenin sonucu değil.
Çok sinirliyken, dilimizin kemiği yoktur, öfkemizi dışarı vurmak isteriz, hemen herkes yaşamıştır bu duygu halini, bilir. Ancak bir sorun var: O öfke hali size, eril, cinsiyetçi küfürler kullanmaya iterken, bir yandan da farkında olmadan, belki istemeden, şiddeti meşrulaştıran, kadınlara yönelik şiddeti onaylayan bir duruma düşüyorsunuz. Belki o an öfkenizi dışarı atıyorsunuz ama emin olun, aynı zamanda toplumsal şiddeti de besliyorsunuz. Cinsiyetçi bir dil aslında bir tahakküm aracıdır ve bu toplumsal yapıdaki eşitsizlikleri güçlendirir.
Sanmıyorum ki, çevresinde gördüğü adaletsizlikleri ve eşitsizlikleri değiştirmek isteyen, bu amaçla eylemlere giden birisi, ettiği küfürler yüzünden şiddeti beslemek istesin.
Cinsiyetçi küfürler, özellikle kadınları ve LGBTİ+'ları hedef alır. Kadın bedenini, kimliğini ve cinselliğini aşağılayan, erkekliği ise güç, otorite ve kontrol ile eşleştiren bir sistem içinde var olurlar. Mesela "adam gibi ol" sözüyle güç yüceltilirken, "karı gibi olma" uyarısıyla zayıflık aşağılanır.
Bu dili normalleştiren bir toplum, şiddeti de normalleştirir. Zira, sözle başlayan küçük düşürme zamanla fiziksel şiddete evrilebilir.
Çünkü dil değişmeden, davranışı dönüştürmek zor. Küçükken duyduğumuz küfürler zihnimize kazınır, büyüdükçe bir davranış modeline dönüşür. Küfür edilenin "zayıf", küfür edenin "güçlü" olduğuna inanırız. Bu öğretinin bir sonucu olarak zorbalık meşrulaşır.
Dün akşamki yazının ardından, haliyle soranlar oldu: "Peki öfkemizi nasıl dile getireceğiz?" Küfür etmemek gibi bir zorunluluk yok.
İyi haber: Anneyi, bacıyı, kadın bedenini aşağılamadan da küfür etmek mümkün. "Yerinde edilen küfür şiir gibidir," derler ya, hele cinsiyetçi değilse destan olur.
Küfür önerileri
Gezi Direnişi sırasında feministler, bu eril dili dönüştürmek için "Küfür Atölyesi" düzenlediler ve cinsiyetçi olmayan alternatif ifadeler üretmeye çalıştılar. "Küfürle değil, inatla diren" sloganlardan biriydi. Feministlerin önerdiği cinsiyetçi olmayan bazı küfürler şöyle: Haysiyetsiz, şerefsiz, ahlaksız, karaktersiz, onursuz...
Dikkat ettiniz mi? Bu ifadeler, bir bireyin karakterine yönelik olup, cinsiyetçi ya da ayrımcı bir anlam taşımaz. Cinsiyeti yok bu küfürlerin.
Cinsiyetçi küfür, hayatın her alanında zehir gibi yayılıyor. Oysa, özgürlük talep ederken, bir başka grubu aşağılamak özgürlüğe değil, baskının devamına hizmet eder.
Devrimci, demokrat ya da adalet savunucusu olduğunu düşünen biri, ettiği küfürlerle farkında olmadan karşı çıktığı sistemin tuğlalarını daha da sağlamlaştırıyorsa, burada bir çelişki var demektir.
Okuma önerileri
Kadın Argosu Sözlüğü Filiz Bingölçe / Metis Yayınları

Arzu Erkan- Yüce’den feminist okuma önerileri

“Şiddet senin küfürlerinde başlıyor” demek ne demek?
Savcılar göreve
Bu arada kadın örgütlerinden bu konuda açıklamalar da yayınladı. Örneğin kadın Koalisyonu şu vurguyu yaptı:
"Kadınlar, sizin kirli siyasetinizin malzemesi değildir!
Provokatörlerin, halkın meşru taleplerini gölgelemek için siyasetçiler üzerinden kadınlara yönelik nefret söylemi ve cinsiyetçi saldırılarına da, siyasetçilerin rakip oldukları siyasilere karşı kadınlar üzerinden yürüttükleri kirli siyasal oyunlara da izin vermeyeceğiz! Bu vesileyle Cumhurbaşkanının annesine hakarete yönelik hukuksal işlem başlatanların, Dilek İmamoğlu’na yönelik çirkin, saldırgan, cinsiyetçi şiddete sessiz kalmayıp, hızla harekete geçmesini bekliyoruz."
Benzer bir açıklama Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’ndan da geldi:
"Dün meydanlarda ve X platformunda kullanılan insanlık dışı dil, zayıflığın ve ezikliğin itirafıdır.
Bir insana "cinsiyeti" üzerinden hakaret etmek, onu değersizleştirme çabası değilse nedir? Bu dil, yüzyıllardır süregelen cinsiyetçi kalıpların ve eril tahakkümün bir yansımasıdır. Kadınları "aşağı" gören, bedenlerini aşağılama aracına dönüştüren bu söylemler, eşitsizliği besleyen zehirli bir kültürün parçasıdır.
Özellikle bizim gibi ülkelerde sıkça başvurulan bir yöntemdir, kişilerin mevkisi ne olursa olsun.
Bir kadını "cinsel kimliğiyle" aşağılamak, sizin insanlığınızla ilgili ciddi soru işaretleri doğurur.
Hakaret, tartışmadaki argümansızlığın itirafıdır.
Bilgiye, empatiye ve saygıya dayanmayan her söz, sahibini küçültür.
Cinsiyetçi küfürler, toplumdaki güç dengesizliğini sürdürmenin bir aracıdır.
Bu dili kırmak, hepimizin sorumluluğudur.
Kadınlar, "onuruna saldırılacak" varlıklar değil; eşit bireylerdir.
Toplumsal dönüşüm, dilimizi dönüştürmekle başlar.
Kadınları nesneleştiren, aşağılayan her söze karşı sessiz kalmayın.
Çünkü susmak, zalime ortak olmaktır.
Bu nedenle Cumhuriyet savcılarını göreve çağırıyoruz."
(EMK)
Polis tacizini açıklayan kadının avukatları suç duyurusu yaptı

Saraçhane’deki polis şiddetine suç duyurusu: Kimse hukuktan üstün değil

SARAÇHANE NOTLARI - 2
Adaletin dili adil olmalı: Direnişte cinsiyetçilikle yüzleşmek

Özel'den Erdoğan'a: Korkmuyorsan adayımız Silivri Zindanı'nda

PROTESTOLAR 5. GÜNÜNDE
Dilek İmamoğlu: Ekrem bey, sizi 4 kere yendi 5 kere de yenecek
